20 Ocak 2026 Salı
Japonya’nın en büyük market zincirleri olan Seven-Eleven, Lawson ve FamilyMart, yabancı çalışanlara yönelik aşırı kısıtlamalara ve yabancı düşmanlığına karşı net bir duruş sergiledi. Şirket yöneticileri, Japonya’nın giderek büyüyen iş gücü açığının yabancı çalışanlar olmadan kapanamayacağını vurguladı.
2025 yılında Seven-Eleven Japan, Lawson ve FamilyMart mağazalarında çalışan yabancı personel sayısı, toplamda ilk kez 110 bin kişiye ulaştı. Bu rakam, Japonya’daki market sektörünün yabancı iş gücüne olan bağımlılığının her geçen yıl arttığını gösteriyor.
Seven-Eleven’ın bağlı olduğu Seven & i Holdings’in Yönetim Kurulu Başkanı, konuyla ilgili açıklamasında yabancı düşmanlığına dikkat çekerek şu mesajı verdi:
“Eğer bu durum yabancı düşmanlığına dönüşürse korkutucu olur. Doğru şekilde çalışan insanları korumamız gerekiyor… Böyle insanları dışlamamalıyız. Japonya toplumu olarak yabancılarla nasıl birlikte yaşayacağımızı düşünmeliyiz.”

FamilyMart Başkanı ise yabancı çalışanlara yönelik ağır uygulamalara karşı olduklarını belirterek:
“Aşırı kısıtlamaları sürdürmek iyi bir yön değil.” ifadelerini kullandı.
Lawson Başkanı da gelecekte iş gücü açığının sadece Japonya’ya özgü değil, tüm dünyada artacağını vurgulayarak şu uyarıyı yaptı:
“Gelecekte iş gücü açığı küresel hale gelecek ve çalışanlar hangi ülkede çalışacağını seçecek. Eğer seçilmezsek, Japonya’da rahat bir yaşam zorlaşır (çünkü market sektörü sürdürülemez).”
Yetkililerin açıklamaları, Japonya’da yaşlanan nüfus ve azalan genç iş gücü nedeniyle özellikle perakende ve hizmet sektöründe yabancı çalışanların kritik hale geldiğini ortaya koyuyor.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye ile Japonya arasında savunma sanayii alanında yürütülen temaslara ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Güler, Türk yapımı insansız hava araçlarının Japonya’nın savunma mimarisine uzun süreli gözetleme, operasyonel esneklik ve maliyet etkinlik gibi başlıklarda katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Japon basın kuruluşu Kyodo News’e konuşan Güler, Japonya’nın tedarik gündeminde yer alan Türk İHA’larının, sahada edinilen tecrübeler doğrultusunda geliştirildiğini vurguladı. Bu sistemlerin, kriz ve belirsizlik ortamlarında caydırıcı bir kapasite oluşturabileceğini belirten Güler, Japon makamlarının tercihini bu yönde kullanmasını temenni ettiğini söyledi.
Güler, Türk savunma sanayiinin yalnızca platform üretimi değil; operasyonel deneyim, esnek üretim kabiliyeti ve hızlı uyarlama gibi unsurlarla da öne çıktığını kaydetti. Olası iş birliği modellerine örnek olarak Türk Havacılık ve Uzay Sanayii tarafından geliştirilen ANKA’yı gösterdi.
Türkiye ile Japonya arasında savunma alanındaki temasların, Japonya Savunma Bakanı Nakatani Gen’in Ankara ziyareti sonrasında daha da ivme kazandığını ifade eden Güler; deniz güvenliği, insansız sistemler, eğitim faaliyetleri ve hava savunma teknolojileri başlıklarında yapıcı görüşmelerin sürdüğünü aktardı.
Güler, Japonya’nın ileri teknoloji birikimi ile Türkiye’nin üretim esnekliği ve uluslararası operasyon tecrübesinin bir araya gelmesinin, iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini stratejik bir seviyeye taşıyabilecek güçlü bir potansiyel barındırdığını dile getirdi.
Milli Savunma Bakanı, Bakanlık bünyesinden bir heyetin Mart ayında Japonya’yı ziyaret etmesinin planlandığını ve bu kapsamda savunma sanayii projeleri ile çerçeve anlaşmaların ele alınacağını açıkladı.
Milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar TB3, TCG Anadolu gemisinde yürütülen test sürecinde 100’ün üzerinde sorti gerçekleştirdi. Toplamda 1.167 saat 8 dakika havada kalan SİHA, test programı kapsamında 709 sortiye ulaştı.
20 Aralık 2023’te yapılan uzun süreli uçuş testinde 32 saat kesintisiz havada kalan Bayraktar TB3, yaklaşık 5.700 kilometre mesafe kat etti. 2024 Kasım ayında ise kısa pistli gemilerden iniş ve kalkış testlerini başarıyla tamamlayarak, bu kabiliyete sahip dünyadaki ilk silahlı insansız hava aracı oldu.
Bu gelişmeler, Türkiye ile Japonya arasında savunma sanayii alanındaki iş birliğinin önümüzdeki dönemde daha somut adımlarla ilerleyebileceğine işaret ediyor.
Japonya hükümeti, 2028 mali yılı sonuna kadar ülkeye kabul edilecek yabancı işçi sayısına üst sınır getiren yeni bir planı açıkladı. Buna göre, toplamda en fazla 1 milyon 231 bin 900 yabancı işçinin kabul edilmesi öngörülüyor.
Hükümet, söz konusu üst sınır taslağını 23 Aralık sabahı uzmanlardan oluşan bir kurula sundu. Plan kapsamında, hâlihazırda uygulanan “Belirli Nitelikli İşçi (Tokutei Ginou)” vizesi ile yaklaşık 800 bin kişi, 2027 yılında yürürlüğe girecek ve mevcut stajyerlik (Gino Jisshu) sisteminin yerini alacak “Yetiştirme Amaçlı İstihdam (Ikusei Shūrō)” sistemiyle ise yaklaşık 420 bin kişinin kabul edilmesi hedefleniyor.
Hükümet, iktidar partisi içindeki görüşmelerin ardından 2026 Ocak ayı sonuna doğru bu planı Bakanlar Kurulu kararıyla resmileştirmeyi amaçlıyor.
Belirli Nitelikli İşçi Kotası Azaltıldı
Açıklanan taslağa göre, uzun süreli çalışma imkânı tanıyan Belirli Nitelikli İşçi vizesi kapsamında, 2026 mali yılından itibaren 3 yıl boyunca, 19 farklı sektörde toplam 805 bin 700 yabancı işçi kabul edilecek.
Daha önce, 2024’ten itibaren 5 yıllık dönemde en fazla 820 bin kişi öngörülmüştü. Ancak yapay zekâ (AI) ve teknolojik gelişmeler sayesinde üretkenliğin artması, yabancı işçi ihtiyacını bir miktar düşürdü. Bu nedenle üst sınır yaklaşık 10 bin kişi azaltıldı.
Yeni Sistem: “Yetiştirme Amaçlı İstihdam”
Nisan 2027’de başlayacak olan Yetiştirme Amaçlı İstihdam sistemi kapsamında ise, 2 yıl boyunca, 17 sektörde toplam 426 bin 200 yabancı işçi kabul edilmesi planlanıyor.
Bu sistem için ilk kez net bir sayı açıklanmış oldu. Amaç, ciddi iş gücü açığı yaşayan sektörlerde çalışan yabancıların belirli bir beceri seviyesine kadar yetiştirilmesi ve ardından daha uzun süreli çalışmaya imkân veren Belirli Nitelikli İşçi statüsüne geçişlerinin teşvik edilmesi.
Stajyerlik Sistemi Kaldırılıyor, İş Değiştirme Kısmen Serbest
Mevcut teknik stajyerlik sistemi, uzun çalışma saatleri, düşük ücretler ve ücret ödememe gibi sorunlar nedeniyle tamamen kaldırılıyor.
Yeni sistemde:
Bu adımın, yabancı çalışanlar için daha adil ve sürdürülebilir bir çalışma ortamı oluşturması hedefleniyor.
Mevcut Stajyer Sayısı Daha Yüksek
Japonya Göçmenlik Hizmetleri Ajansı verilerine göre, Haziran ayı sonu itibarıyla ülkede yaklaşık 449 bin teknik stajyer bulunuyor. Yetkililer, yeni sistemle kabul edilecek kişi sayısının mevcut stajyerlik sistemine kıyasla daha düşük olacağını ifade ediyor.
Sektörlere Göre Yabancı İşçi Dağılımı
Planlanan kabul sayıları sektörlere göre şöyle:
Yeni eklenen sektörler ise:
“Japon İş Gücüne Zarar Vermeyecek” Şekilde Hesaplandı
Hükümet, belirlenen üst sınırları:
Yetkililer, bu düzenlemenin Japon vatandaşlarının istihdamını olumsuz etkilememesi için tasarlandığını vurguluyor. Belirlenen kotaya ulaşıldığında ise yeni yabancı işçi alımları durdurulacak.
Gaziantep, Japonya’nın uzun süredir uyguladığı “seyahat edilmemesi gereken bölgeler” listesinden çıkarıldı.
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Japonya’nın Türkiye’nin sınır illerine yönelik seyahat uyarısını kaldırdığını açıkladı. Yapılan son değerlendirme ile Gaziantep, Japon vatandaşları için güvenli ve seyahat edilebilir şehirler arasında yeniden sınıflandırıldı.
Başkan Şahin, geçmiş yıllarda Suriye’de yaşanan gelişmeler nedeniyle Gaziantep’in de içinde yer aldığı sınır şehirlerinin Japonya’nın seyahat uyarı listesinde bulunduğunu hatırlatarak, alınan kararın bölge açısından son derece önemli olduğunu vurguladı. Şahin, bu gelişmenin özellikle Uzak Doğu’dan gelecek turistler için Gaziantep’i daha cazip hâle getireceğini ifade etti.
Açıklamasında Japon turistlere de çağrıda bulunan Fatma Şahin, Gaziantep’in tarihi, kültürel mirası ve gastronomisiyle Japon ziyaretçiler için büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirtti
Kararın ardından Gaziantep heyeti, Japonya’nın Ankara Büyükelçisi Tamura Masami’yi ziyaret ederek desteklerinden dolayı teşekkür etti.

Türk vatandaşlarına Japonya’da 90 güne kadar vizesiz seyahat imkânı tanınması, iki ülke arasındaki turizm trafiğini rekor seviyeye taşıdı. Son iki yılda Japonya’yı ziyaret eden Türk turist sayısı yüzde 400’ün üzerinde artış gösterirken, 2025 yılı sonunda bu rakamın 90 bini aşması bekleniyor.
Japonya Ulusal Turizm Örgütü (JNTO) ve TÜİK verilerine göre, 2022 yılında yaklaşık 7 bin olan Japonya’yı ziyaret eden Türk sayısı, 2023’te 17 bine yaklaştı. 2025’in Ocak–Eylül döneminde ise Japonya’ya giden Türk turist sayısı 70 bin seviyesine ulaştı. Bu artış, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 77’lik bir yükselişe işaret ediyor.

Uzmanlara göre artışın en önemli nedeni, Türk pasaportuna tanınan vize muafiyeti. Buna ek olarak yeni uçuş seçenekleri, Japon kültürüne yönelik artan ilgi, sosyal medyada paylaşılan seyahat içerikleri ve ülkenin sunduğu farklı turizm deneyimleri de talebi artıran unsurlar arasında yer alıyor.
TÜRSAB Başkan Yardımcısı Davut Günaydın, Japonya turlarına olan ilginin son bir yılda üç kat arttığını belirtti. Günaydın’a göre:
Zayıf Japon Yeni’nin etkisiyle özellikle elektronik ürünlerde oluşan fiyat avantajı, Türk turistlerin ilgisini artırıyor. Tokyo’da en çok ziyaret edilen bölgelerin başında ise Ginza geliyor.
Sektör temsilcileri, Japonya’ya yönelik ilginin 2026 yılında da artarak devam edeceğini öngörüyor.